Covid-19 Donusum mu, duraksama mi

Covid-19: Dönüşüm mü, duraksama mı?

Hayatımızı derinden etkileyen önemli bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz ve günlerdir evden dışarı çıkamıyoruz. “Hayat Eve Sığar”, “Evde Hayat Var” gibi çeşitli sloganlarla ve doktorların telkinleriyle bu durum kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Virüs tehdidinin arttığı ve buna mukabil herkesin kendisini izole ederek, gerekli önlemlerin alındığı bu kritik dönemde süreç titizlikle yürütülmektedir. Süreci sükûnetle yürütenlerin çoğunlukta olduğu ülkemizde, vurdumduymaz tavırla hareket edenlerde azımsanmayacak boyutlardadır.

Çıktığı ilk günden bu yana rutin yaşantımızı altüst eden, hayatlarımızda ciddi bir belirsizlik meydana getiren bir pandemiyle karşı karşıyayız. Farklı bir kriz durumu olarak tanımlayabileceğimiz bu pandemi süreciyle birlikte kaygı ve korku ekseninde tedirginlik ve çaresizlik hislerini oldukça yoğun bir şekilde tecrübe etmemiz söz konusu. Artık hayatımızı bir virüs tehdidi altında yaşıyor ve ona göre düzenliyoruz. Rutin hayatımızın çok ötesinde olan bu yeni düzene uyum sağlamaya çalışırken doğal olarak hem fiziksel hem de ruhsal değişimler endişe temelli gerçekleşiyor.

Özellikle de eğitim ve öğretim faaliyetlerinde meydana gelen dönüşüme, okulların tatil edilmesinden sonra kalan müfredatın tamamlanabilmesi için TV veya sanal ortamda gerçekleştirilen dersler örnek teşkil etmektedir. Teknolojinin hayatlarımızla bütünleşmesi bir fiil gerçekleşmiş durumda. Online derslerin revaçta olduğu bu dönemde alınan eğitimin kalitesi ise sübjektiftir. Kamu sektörü başta olmak üzere özel sektörün de bir kısmında işler evlere taşındı. Sanal ortamlarda gerçekleştirilebilen toplantı vb. eylemler, sorunsuz bir şekilde sürece katkı sağlıyor. Konferans, açık oturum ve panellerin süreç içerisinde online şekle bürünmesi, artı değer olarak daha geniş kitlelere ulaşma olanağını doğurdu. Böylelikle ani surette gerçekleşen sosyal değişime ayak uydurmak herkese görev telkin etti.                   

Sektör tanımaksızın ilerleyen süreçte tartışma programlarının kadrolaşmış simaları zor da olsa kenara çekilmiş ve onların yerini sağlık çalışanları almıştır. Nerdeyse bilmediği konun olmadığı iddia edilen ve her olaydan sonra ekranlara taşınan isimler artık yok! Arada bir çıksalar da eskisi gibi önem arz etmiyorlar. Nitekim somut bir bilim olan tıp bilimi diğer bilimler gibi dışarıdan birinin kolay kolay müdahil olamayacağı bir alan. Covid-19 sonrası programlara çıkmaya başlayan doktorlar, neredeyse tüm gün farklı kanallarda aynı mevzuları defaatle açığa kavuşturmakla uğraşıyorlar. Gerekli midir? Evet gereklidir. Çünkü her şeyi çabuk unutan bir milletiz. Ayrıca toplumun kullanılan jargona uzak olması doktorlar için ayrı bir açıklama gereksinimini doğurmaktadır. Siz uzman olduğunuz alana ne kadar hâkim olursanız olun, sözlerinizin anlaşılabilirliği bir anlam ifade etmektedir. Bu nedenle sunum yaptığınız kitlenin bilirlik durumunu göz ardı etmeden sunumunuzu gerçekleştirmeniz mühim olanıdır.

 

Covid-19 süreciyle paralel bir şekilde ilerleyen sağlık çalışanlarının programlara katılma oranları, vaka sayılarıyla benzerlik gösterdiğinden olsa gerek onların kullandığı kavramları yavaş yavaş anlamaya başlıyoruz. Lakin yine de insanlar; pandemi, enfekte ya da mortalite gibi kelimeleri tanısa da ne anlama geldiği noktasında sıkıntılar yaşamaktadır. Bu nedenden olsa gerek bazı insanlarımız pandemiyi kendi dışlarında ve kendilerinden öte görüyor gibiler.

Pandemi süreciyle birlikte yavaşlayıp, azalacağı öne sürülen tüketimcilik alışkanlığının gerçeği yansıtmadığını pandemi sonrasında aktif bir şekilde gözlemleyeceğiz. Ancak başlı başına ayrı bir süreç olan tüketimin duraksaması bu kritik dönemlerin artı değerlerindendir. Günlerini evlerinde geçiren insanların pandemi sonrasında “yapılacaklar” olarak sıraladıkları maddeler, tüketim temellidir. Örneğin; alışveriş yapmak, kafede toplanmak, tatile çıkmak vb. Bu yüzdendir ki toplumu ‘‘Sıfır Atık’’ bilincine davet etmek daha akıllıca bir çözümdür. Nitekim israfı gözetmeksizin yapılan harcamaların endişe veren sonuçlarına fert olarak değil, toplum olarak katlanıyoruz. Bundan dolayı “Sıfır Atık” anlayışına sahip bir toplum, tüketim alışkanlığını minimalize edebilir.

Sürecin başlarında sadece Çin ile sınırlı kalacağını düşündüğümüz ve çoğu ülkeler nazarında dikkate değer görülmeyen epidemik sorun bir anda pandemiye dönüşünce ülkelerin sağlık sistemi yoğun bir baskı altında kaldı. Bazıları çöktüğü gibi bazıları da güven telkin etti. Aslında baskı altında kalan da çöken de sadece sağlık sistemleri değil, immün sistemi iyi olmayan bütün toplumlar da derinden etkilendi. Virüsün zengin ve fakir ayrımı yapmadığı denilse de, hastalara sunulan hidrasyon ya da ventilatör desteği sürecin neticesini belirlemektedir. Nitekim enfekte olan vaka sayısının yanı sıra iyileşen vaka sayısının fazla olması sürecin başarılı bir şekilde yürütüldüğünün en önemli göstergelerindendir.

Netice itibariyle dünyanın her yerinde eş zamanlı olarak insanları evlerine hapseden, ülkeleri sınırlarını kapatmaya mecbur eden, seyahati ve ticareti neredeyse sıfırlayan, gökyüzünde uçacak uçak bırakmayan Covid-19, yeni bir dönemi açacağı hususunda çeşitli beyanatlara muhatap olmaktadır. Dönemin kritikliği aşikâr olup, pandemi sonrasına yeni bir düzen ile karşı karşıya kalıp kalmayacağımızı yaşayarak tecrübe edeceğiz. Ancak Covid-19’un emare ve etkilerinin toplumda meydana getireceği değişikliklere karşı hem vücudumuzun hem de zihnimizin göstereceği mukavemet; kültürümüzün, bedenimizin ve toplumsal bağışıklık sistemimizin gücüyle doğru orantılıdır.

 

“Acziyetin en derinden hissedildiği bu süreçte İslam dininin “Her nefis ölümü tadacaktır” ayeti bir kez daha kanıt ibraz etmektedir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on telegram
Telegram
Share on whatsapp
WhatsApp
Abone ol
Bildir
guest
7 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Furkan
Furkan
22 gün önce

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz önemli konuları ele alarak ortaya gayet güzel bir yazı çıkarmışsınız, bu yüzden sizleri tebrik ederim.

Ahmet Serdar Yılmaz
Ahmet Serdar Yılmaz
23 gün önce

Kardeşim güzel bi tespit olmuş. Tebrik ederim.

A. Safa DİLİTATLI
A. Safa DİLİTATLI
23 gün önce

Tespitlerin çok kıymetli, oldukça iyi.

Sinan Hoca
Sinan Hoca
23 gün önce

Tebrikler yaşadıklarımızı açık şekilde ifade eden güzel bir yazı olmuş bilimin ve bilimsel veriye dayalı konuşmanın önemini anlayıp liyakat sahibi insanlara sadece bu zamanlarda değil her zaman ihtiyacımız olduğunu görüyoruz

Ahmet Hakan Koyuncu
Ahmet Hakan Koyuncu
24 gün önce

Emek verilmiş ve bence gayet başarılı bir yazı olmuş.Tebrik ediyorum

Xyz
Xyz
24 gün önce

Üzerinde düşünmeye yöneltici konular seçilmiş ve gayet açıklayıcı bir şekilde yazılmış.Siyaset programlarındaki konuşmacılar hakkındaki sözleriniz tebessüm ettirdi.

Mustafa Seçkin
Mustafa Seçkin
23 gün önce
Reply to  Xyz

Objektif bir bakış açısıyla bugünümüz ve yarınımız başarılı bir şekilde değerlendirilmiş. Teşekkürler.

0 0 vote
Article Rating
7
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x