Arrival

Gelişmiş Uzaylıların Diline Yolculuk; Arrival Film Analizi

Filmi izlerken hiç böyle bir temayla karşılaşacağımızı tahmin etmiyorduk ama bu film bizi bir hayli şaşırttı. Bugünkü filmimiz  Sicario, Prisoners ve Enemy gibi birbirinden farklı ve başarılı filmlerin yönetmeni Denis Villeneuve’nun yeni filmi Arrival. Hadi filmin konusuna değinelim;  Arrival bize, çok başarılı bir çevirmen olan Doktor Louise Banks’in normal hayatını ve bir gün gezegenimize dünya dışından olan varlıkların uzay gemileriyle birlikte dünyaya gelmelerinden sonra hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. Ve bütün film, Doktor Banks ile bilimci Lan Donnely’nin orduyla birlikte çalışarak uzaylılarla iletişim kurma ve amaçlarını öğrenme çabalarına değiniyor kısaca. 

 

Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor!

Film son yıllarda ortaya çıkan en iyi bilim kurgu filmlerinden birisiydi. Konusu sıradanlıktan uzak tıpkı İnterstaller gibi. Uzaylılar dünyaya geliyor diye söze başlarsak eminim ki çoğu kişi “uzaylıların dünyaya saldırdıklarını çetin bir savaş sonunda Amerikan ordusunun galibiyetiyle uzaylılar yok edildi.” diye düşünmeye başlar.  Ama hayır! Arrival düşünülenin aksine çok farklı ilerledi. Savaşın aksine insanlar ile uzaylılar arasında gerçekleşen iletişim üzerinden ilerledi. Kaliteli oyuncu kadrosu usta bir yönetmen ile birleşince başarılı bir yapıtın ortaya çıkması kaçınılmazdı.

Bu filmin yönetmeni Denis Villeneuve tam anlamıyla harika bir yönetmen. Bu yüzden de Arrival’dan oldukça etkilendim çünkü benim gözümde Arrival, Villeneuve’nun en iyi filmi. Nedenini soracak olursanız, Arrival’ın teması, “Eğer uzaylılar dünyaya gelseydi insanlara ne olurdu?” gibi basit bir soruya değiniyor aslında. Bu konunun uçuk bilim kurgu filmlerinde defalarca işlendiğini biliyoruz zaten, bu konuda hem fikiriz. İşte Arrival da farkını burada gösteriyor, böyle sıra dışı bir konuyu elinden geldiğince sade bir şekilde işliyor, böylece de seyirciye daha gerçekçi, daha etkileyici bir deneyim sunmuş oluyor.

 

 

Bu filmin en güzel kısımlarından birisi de konusunun gerçekten hakkını vermesi, amacından uzaklaşmamasıydı. Normalde bu tarz filmler, araya aksiyon sahneleri bolca yerleştirmeye çalışıp klişe metotlar kullanırken Arrival’ın neredeyse tamamı, uzaylıların dillerini anlama ve onlarla iletişim kurma ile ilgili. En başta da dediğim gibi bu film hiçbir uzaylı filmine benzemiyor. Belki sürekli iletişim kurmaya çalışmaları size başta sıkıcı gibi gelebilir ama filmi izlerken konu sizi o kadar sürükleyecek ki, hiç sıkılmayacaksınız. Filmin en ilginç taraflarından birisi de finaliydi. Arrival’ın finali, üzerinde saatler boyunca konuşulacak niteliğe sahip ve bu filmin finalini konuşurken de aslında hiç uzaylılardan bahsetmediğinizi fark edeceksiniz.

Bu film hem konusundan sapmamayı başaran, aynı zaman içerisinde de karakterlerine bir yoğunluk kazandırmayı başaran nadir filmlerden biri. Oyunculardan Jeremy Renner ve Amy Adams bu filmde çok doğallardı ve her zamanki gibi bir güzel bir tebriği  hak ettiler. Jeremy Renner’ın karakteri oldukça samimiydi ve filme hem eğlence hem de bir gerçekçilik kazandırmayı başarabildi. Aynı şekilde Amy Adams’ın Banks karakterini çok sevdim, bu filme duyguyu, gerçekçiliği ve etkileyiciliği getiren kişi kesinlikle o olmuş. Uzay gemisinin alışılmışın dışında bir tasarımı vardı. Filme farklılık kattı. Sanırım özgün bir yapı olduğu için bu denli dikkatimi çekti. Kısacası bu filmle ilgili neredeyse her şeyi sevdim.

 

Arrival, gerçekten de sade ama bir o kadar da etkileyici bir iş olmuş ve kesinlikle de türünün en iyi yapımlarından biri. İnterstaller’dan sonra bu tarz filmlere ilgim daha da çok artmıştı. Kusursuz mu? değil tabi. Bu filmle ilgili bir tavsiyem var. Olumsuz mu bilmiyorum ama söylemek istiyorum. Her ne kadar Arrival’ı izlemenizi şiddetle tavsiye etsem de, beklentilerinizi düşürmenizi tavsiye ediyorum. Çünkü bu film, akıllarda kurulan düşüncelerden çok daha farklı bir şekilde ilerliyor ve ortaya yaratıcı bir şey çıkarıyor. Bu onu muhteşem bir film yapıyor ama insanlara uzay filmi söz konusu olduğunda o bahsettiğim beklentilerle geliyor hep. O beklentileri bulamayacaksınız ama inanın çok daha güzelini bulacaksınız. Ortaya atılan ilginç fikirler ve farklı tonuyla Arrival, kesinlikle kaçırmamanız gereken filmlerden birisi.

İyi seyirler! ☺

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
WhatsApp
No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.