WhatsApp Image 2021-04-26 at 22.36.32

ORİGAMİ 101: TOPLANIN, KATLIYORUZ!

Boş derslerde defterimizden sayfalar kopararak en az bir kere uçak yapmış, arkadaşlarımızla yarışmışızdır. Çocukluğumuz milli bayramlarda kâğıttan süsler yapmakla ve leğende kâğıttan gemilerin batışını izlemekle geçti. “O gemi bir gün gelecek!” sözü bile belki bu travmanın bir sonucu😊

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Kâğıt Gemi” adlı şiiriyle edebiyata da nüfuz eden origami hakkında sizinle bir şeyler paylaşmamak olmazdı. Peki origaminin arkasında mühendisliğin ve çeşitli bilimsel çalışmaların olduğunu, bilim kurullarının belli aralıklarla toplanıp origami sanatı hakkında yüzlerce sayfalık kitaplar çıkarttığını söylesem ne derdiniz? Amacım yazının sonuna geldiğinizde “Japonlar yapıyor ya!” dedirtmekten ziyade sizde bir nebze olsun origamiye dair merak uyandırmak.

Türk Japon Vakfı’nın da belirttiği üzere origami katlamak anlamına gelen “ori” ve “kâğıt” anlamına gelen “gami” sözcüklerinden oluşan, dünyadaki her şeyin kâğıtla yapılabileceğini iddia eden bir sanat dalı. Buna üst düzey bir örneği aşağıda görebilirsiniz. 

WhatsApp Image 2021-04-26 at 22.36.32

İnanması zor gelebilir. Ancak origami üstadları bu sanatı icra ederlerken makas, yapıştırıcı gibi aletlerin kullanılmasını uygun görmüyorlar Bu konuda o kadar kararlılar ki makas kullanımının serbest olduğu formuna “krigami” demiş, apayrı bir isimlendirmeye tabi tutmuşlar. Origaminin tarihine göz attığımızda ise, kâğıdın çok kıymetli olduğu 8. yy. başlangıçlı Heian döneminde insanların dini törenlerde ve hediyelerini sunmak için kâğıt katladıklarını görüyoruz. “Edo dönemi” olarak anılan, 17. yy.dan 18. yy.ın ortasına kadarki süreçte halk arasında yaygın bir eğlence aracına dönüşmüş. En eski origami kitabı “Hiden Senbazuru Orikata”nın 1797’de basıldığı literatürde geçmekte. 

Meiji dönemiyle beraber okullarda eğitim faaliyetlerine giren origaminin matematiksel yetenek, yaratıcılık, üç boyutlu düşünme gibi birçok konuda da katkı sağladığı görülmüş. Orogamiyi teknik olarak ele aldığımızda “Hiden Senbazuru Orikata” adlı eserin 1797’de basıldığına değinmiştim.

Yukarıdaki görselde de görüldüğü üzere o yıllarda ilk örnekler ortaya çıkmış. Ancak çok az tanımlama ve görsel olduğundan yeterli görülmemiş. Bu yüzden 1950’li yıllarda Akira Yoshizawa’nın Randlett sistemiyle oluşturduğu terminoloji ve sembollerde adım adım gösterme sistemi kabul görmüş ve günümüz modern dünyasına değin süregelmiş. Aşağıda ise kitaplarda geçen sembol ve terminolojileri görebilirsiniz.

        “Peki her şekli evden bir kâğıt veya fon karton bulup yapabilir miyim?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben bu zamana kadar kolaydan zora onlarca modeli bu yöntemle yaptım. Ancak kâğıdın kalınlığı, dayanıklılığı ve boyutu yaptığınız işin görselliğini ve kalitesini oldukça etkiliyor.

Hatta desenleri tam katlama izlerine denk getirilen kâğıtlar da kullanılıyor ve ortaya tam bir görsel şölen çıkıyor. Günümüzde kullanılan 70–90 g/m2 olan kâğıtlar temel modellerde herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Kompleks, uzun katlama işlemleri gerektiren modeller için su ile yumuşatılarak kullanılan daha kalın kâğıtlar tercih ediliyor. Geleneksel origami kâğıdı olarak Japonya’da ise Washi (和紙) tercih ediliyor. 

Göz kamaştıran bu modellerin bir de sahibi var. Dünyada oldukça ciddiye alınan bu modellemeler korsan tasarımların önüne geçmek için telif hakkı alınarak tescilleniyor. Japonlar için modellerin kime ait olduğunu belirtmenin son derece önemli bir görgü kuralı olduğu anlaşılıyor. Modelin kime ait olduğunu belirttiğiniz taktirde yapabilir, yayınlayabilir hatta satabilirsiniz. Eğer siz de origamiye başlamak isterseniz aşağıdaki linkten birçok esere ulaşabilir, kendinize güzel bir hobi edinebilirsiniz.

 

 

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on telegram
Telegram
Share on whatsapp
WhatsApp
No Comments

Post A Comment
X